Aşk Şiirleri


Aşk Şiirleri

Sevgiliye En Güzel Şiirler

Ne güzel söylemiş Yunus,Çiçeklerle hoş geçin,balı incitme gönül...Bir küçük meyve için,dalı incitme gönül...Tüten ocağı bozma,külü incitme gönül...Sahibi hürmetine ,kulu incitme gönül 

eniyisin

Ne dedimse inanma, seni değil,

Kendimi kandırıyorum.

Sen istediğin kadar

Varlığın ta kendisi ol

Sevgiliye hediye

Ölümsüzlüğün ta kendisi

Ben günden güne yok olmaktayım

Bütün ışıkları kaldırıp attım bir yana, anlıyormusun

Gökyüzü güneş olsa,

sensiz karanlıktayım...

                                         Ümit Yaşar Oğuzcan

_______________________________________________________

Bitmemiş Şiirler VIII

Hasret bir şey değil, Elagözlüm
Ömrümüz böyle olmamalıydı
Hep aşkta durmalıydı çağımız.
Sevdayı mısra mısra değil
Ömrümle yaşamalıydım.
Sonra, sonra gene böyle olmalıydı
Tadına varmadan çiçeklerin
Şehirde bir sen, bir de ben, yalınız.
Yeşil yaprak, alaca gölge, düşen yıldız
Bir gün en büyüğü karşısında gerçeklerin
Maceramız yarıda kalmalıydı…

                                                   Turgut Uyar

________________________________________________________

Ne zaman ayrılık saati gelse

Bir fırtına çıkmışcasına, büyük

İçimizdeki güllerin boynu bükük

Bir zaman kalakalırım öylece

Neden sonra gittiğini anlarım

İçimde güller ağlar, ben ağlarım.

                                                    Ümit Yaşar Oğuzcan

_________________________________________________________

Eski Nisan

Canımın yongası, sevdiğim,
Bir kaç gün çaldık ilkbahardan
Geçtik yıllardır özlediğim
Erguvan ışıklı kıyılardan
Aşkı sessizlik tanımlar
Gençken tersini düşünürdüm
Akşamla dönerken geriye dalgalar...

                                                      Ataol Behramoğlu

_________________________________________________________

Doğum günü hediyeleri

Yıldızları gökyüzünde sever aşıklar,

Ben hepsi düşsün isterim tek tek

Muradım seni dilemek.....

                                                         Zeki Müren

" Yüzünde göz izi var, sana kim baktı yarim?"

demiş birisi.

Sorasım geldi;

"Gözünde yüz izi var, kimleri yaktın zalim?

                                                            Zeki Müren

 

__________________________________________________________

Seviyorum Seni

Seviyorum seni ekmeği tuza banıp yer gibi
geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi,
ağır posta paketini, neyin nesi belirsiz,
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi,
seviyorum seni denizi uçakla ilk defa geçer gibi.
İstanbul’da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldanan bir şeyler gibi,
seviyorum seni “Yaşıyoruz çok şükür!” der gibi.

                                                        Nazım Hikmet

__________________________________________________________

Düşünürken kendimden başkasına inanmam

İnanırsam ben senden başkasına inanmam

İnanınca düşünür, yönelir sana doğru

Seninle ikimizden başkasına inanmam.

                                                       Özdemir Asaf

Seni bende, beni sende arıyorlar

Beni senden, seni benden tanıyorlar

Bir birim gibiyiz tümünün gözünde

Yarım'larımızı bütün sanıyorlar.

                                                       Özdemir Asaf

Ağladığımı gör diye ağlamıyorum,

Ağladığım için ağladığımı görüyorsun.

                                                       Özdemir Asaf

——————————————————————————————————————

Sevgililer günü hediyeleri

Aşkını anlatmaya yeltenme sakın 

Ancak söylenmemiş aşklar aşktır.

Çünkü hafif rüzgarlar tatlı, tatlı

Sessiz ve görünmez eserler

Anlattım sevdamı, anlattım aşkımı.

Bütün yüreğimi açtım ona.

Üşüyüp, titreyerek korkular içinde

Ah beni bırakıpta gitti.

                                              William Blake

 

—————————————————————————————————

Çakıl

Seni düşünürken
Bir çakıl taşı ısınır içimde
Bir kuş gelir yüreğimin ucuna konar
Bir gelincik açılır ansızın
Bir gelincik sinsi sinsi kanar
Seni düşünürken
Bir erik ağacı tepeden tırnağa donanır
Deliler gibi dönmeğe başlar
Döndükçe yumak yumak çözülür
Çözüldükçe ufalır küçülür
Çekirdeği henüz süt bağlamış
Masmavi bir erik kesilir ağzımda
Dokundukça yanar dudaklarım

                                          Bedri Rahmi Eyüboğlu

___________________________________________________________

 Seni sevdim 

Seni birdenbire değil

Usul usul sevdim

”Uyandım bir sabah” gibi değil,

Öyle değil

Nasıl yürür öz su dal uçlarına

Ve gün ışığı sislerden düşsel ovalara

Seni sevdim

Artık tek mümkünüm sensin

 

——————————————————————————————————

Yanımda kimse olmadığından değil yalnızlığım,

Yalnız olduğumu söyleyebileceğim kimse olmadığından

Yalnızım ben...

 

——————————————————————————————————

Sen öylesine masumsun ki yüreğimde

Mısralar seni anlatamıyor, öylesine...

Ve o kadar içimdesin ki,

Dil seni çözemiyor,

Öylesine benimsin ki,

Yürek sensiz çarpmıyor.

——————————————————————————————————

Biraz buruk bir duygu yüklenİşte yüreğine

Gözlerin zaman zaman takılırsa uzaklara

Kulakların zamansız deli gibi çınlarsa

Belki bir yerlerde özlenmişsindir.

 

 

——————————————————————————————————

Şiir yazmak geldi bugün içimden

Gözlerini mi yazsam saçlarını mı

Yüzündeki herbir santimi mi anlatsam

yoksa yüreğimdeki yangını mı

Yok yok yazmayayım

Ya biri okursa ? 

                                                       D.Z.

________________________________________________________________

 

Sarıl be!

Öyle bir sarıl ki

beklediğim her güne,

kırıldığım her an’a değsin.

Öylle bir sarıl ki

tüm kırıklarımı toplasın.

Hatta öyle bir sarıl ki

seviyorum diyenler

sevgisinden utansın.

 

————————————————————————————————————

 İncinir Kadın!

Saçları yerine, gururuyla oynarsan.

Ayakta tutmak yerine ayakta uyutursan.

O sana dualar ederken sen başkalarıyla oyalanırsan.

o sana körken sen ona nankör olursan

İncinir kadın,

YAPMA!!!

————————————————————————————————————

Ey benim sol yanım,

Aklımda olup yanımda olmayanım,

Ey benim eksik yanım,

Yüreğimdeki yeri dolmayalım,

Sen nasıl bir sevdasın ki,

Ruhum bir türlü sana doymuyor,

Bu aşkı tarif etmek istiyorum ama,

Benim bile aklım almıyor.

————————————————————————————————————

Belki bir sabah kalkar, 

seni sonsuza kadar yanımda bulurum.

Saçların parmaklarıma dolanır,

çözmem.

Sarılır uyurum.

————————————————————————————————————

Ey yar...!

Seni özlemek nedir bilir misin?

Biri kibrit...Diğeri mum

Yakan da biter,

Yanan da biter...

————————————————————————————————————

 

Ve aşk bir saç teli kadar inceydi...

Üstünde yürüyebilmek için

canbaz olmak değil...

Yürekli olmak gerekiyordu...

Cemal Süreya

————————————————————————————————————

Bir gidişi asla tek kişi hazırlamaz.

Biri iter, diğeri gider...

————————————————————————————————————

Günlerden Öyle Bir Gün

Günlerden öyle bir gündü;
Üstüne tarih düştüğüm.
Gözümün önüne geldi birden
Balkıyan güzel yüzün.
Ve yüreğim yandı söndü,
Ter bastı avuçlarımı.
Bir işlek kovan uğultusu
Kapladı kulaklarımı.
Uzandım usulca cigarama;
Yavan ömrüme katık.
Ben o gün öldüm gülüm,
Bir daha ölmem artık.

                                       Metin Altıok

________________________________________________________________

Ben Sana Mecburum

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

                                         Attila İlhan

__________________________________________________________________

Ne Böyle Sevdalar Gördüm

Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner
Çayırları büyürken görürüm.
Her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz
Alır beni.
Seni düşündükçe
Gül dikiyorum elimin değdiği yere
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları.

                                          İlhan Berk

_____________________________________________________________________________________

Aziz Nesin Aşk Şiirleri

Hepsi

Bu kez de yırttım kefeni

Evvel sevda sayesinde

 

Yine atlattım ölümü

Bu son sevda sayesinde

 

Yaşamam sevda yüzünden

Ölümüm sevda yüzünden

Dünyaya gelişim neden

Peki gidişim neden

Önce sevda sonra sevda

Hepsi sevda sayesinde

 

Sanı

Bu el var ya bu el

Neye yarar bu el

Yazı yazmaya

Kitap tutmaya

Ah bu sağ el

Altmışsekiz yıllık elim

Artık istencime uymuyor

Boş bir ceket kolu gibi sallanıyor omzumdan

Ben şimdi ne yazmak

Ne kalem ne kitap tutmak

Yanıbaşımdasın

Saçlarını okşamak

Sürebilsem saçlarına elimi

Sanıyorum elim canlanacak

 

Kendime Öğüt

Uslanma hiç hep deli kal

Büyüme sakın çocuk kal

Es deli deli böyle kal

Son harmanında sevdanın

Tüken toz toz savrula kal

Suçüstü bulmalı ölüm

Ölürken de sevdalı kal

 

Aşk Üzre

Sevişirken yılan bile dokunmaz

Tapınmakta aşktan saygın olamaz

Sevda üzre yıldırım olsa çarpmaz

İstiyorsan uzak kalmak ölümden

Hep aşk üzre olmasın a caaanım

Ki ölüm de sevişirken kıyamaz

 

Dünya Nüfusu

Şunun şurasında kaç kişiyiz Üçgül'üm

Romeo'yla Jülyet'i saymazsak

Kerem'le Aslı

Ferhat'la Şirin

Tahir'le Zühre

Hadi Leyla ile Mecnun diyelim

Bir de seninle ben

 

Özlem

O denli o denli çok beklettin

Alıştırdın bekletmeye kendini

Çok zamanlar geçti de geldin

Senden çok seviyorum özlemini

 

Güneş Doğunca

o çırılçıplak gecede

Sen sendin ben de ben

Bütün gece güneş açtık öpüşlerden

Gün doğunca ne olduk birden

O sabah kendi soğuğumuzdan

Kar yağdırdık güneşten

Hep o korkuydu içimdeki

Ya sen de sen değilsen

 

Güzel Yaşamak

Bir yanımda sevda bir yanımda ölüm

İkisinin ortasında yalnızlığımı taşıyorum

Bunca kahır bunca zulüm

Hepsine karşın güzel yaşadım

Yalnızlığımı bir an bile bırakmayan

Ölüm ve sevda yüzündendir

Ki hâlâ ne güzel yaşıyorum.

 

Doğumgünü Telgrafı

Sen iyi ki doğdun

Ben iyi ki yaşıyorum

Ne güzel şey

Seni hâlâ seviyorum

 

Yanlışlık

Bir yanlışlık var

Sen bu denli güzel

Ben bu denli sevdalı

Olmayacaktık

 

Bende Kal

Bir tohum verdin

Çiçeğini al

 

Bir çekirdek verdin

Ağacını al

 

Bir dal verdin 

Ormanını al

 

Dünyamı verdim sana

Bende kal

 

Kimsem

Öyle bir söz söyle ki bana

Kimselere söylemediğin

Ve hiçkimse sana söylememiş

 

Sana bir söz söylemeliyim

Kimselere söylemediğim

Ve hiçkimse bana söylememiş

___________________________________________________________________________________________

William Shakespeare Aşk Şiirleri - Alıntıları

Soneler

18

Nasıl kıyaslarım seni bir yaz günüyle?

Çok daha güzelsin çünkü, çok daha dingin,

Canım mayıs goncaları sarsılır hoyrat yelle,

Yaz çabucak uçup gider bitişiyle mevsimin.

Işıtan gözü semanın bazen yakar kavurur,

Parıldayan altın yüzüne gölgeler iner,

Hem her güzelliğin hükmü bir gün son bulur,

Kimini kader yok eder, kimini kader.

Oysa senin sonsuz yazın asla solmayacak,

Sen bu sözlerde ölümsüz, aldırmazken zamana.

      Soluk aldıkça insan, gözlerde fer oldukça

      Hayat verecek bu şiir yaşadıkça...

30

O sessiz ve tatlı düşüncelere daldığım anda,

Çağırır canlandırırım geçmişte yaşananları;

Ve aradıklarımı nicesini bulamayınca,

Eski acılarla harcadığım zamana yanarım.

O zaman boşanır gözümden akmak bilmeyen yaşlar

Ölümün sınırsız gecesine sığınan değerli dostlara

Yeniden ağlarım bir daha dönmeyecekler diye.

Ve inlerim içtenlikle boşuna harcananlara,

Üzülür dertlenirim çekilen onca çileye

Bir bir yinelerim inleyip ah edişlerimi

O acıklı hesabın acısıyla yeniden inler

Yeniden öderim sanki hiç ödememişim gibi.

          Ama can dostum, gözümde canlanınca yüzün,

          Geri gelir tüm yitirdiklerim, son bulur hüzün...

116

Gerçekten seven gönüller arasına engel giremez bence;

Değişen her duruma uyup da kendi de değişen aşka,

Aşk demem ben asla; ya da, ötekini çevirir görünce,

Kendisi de hemen yüz çevirmeye kalkışan aşka!

Ah hayır! O hiç yerinden oynamaz bir işarettir;

Fırtınalara göğüs gerer, sarsılma nedir bilmez;

Yolunu şaşırmış her teknenin kılavuz yıldızıdır,

Yüksekliği ölçülse de, değerini bilen olmaz.

Zamanın maskarası değildir aşk; al dudaklarla yanakları,

Alıp götürebilir elbet Zaman, orağını savurduğunda;

Ama aşkı etkilemez onun kısacık saatleriyle haftaları;

Sonsuzluğun eşiğine dek o dayanır Zaman karşısında.

                Yanlışım varsa eğer ve kanıtlayabilen olursa bana,

                Hiç yazmamışım demek ve seven olmamış bu dünyada.

130

Güneşe filan benzemez benim sevdiğimin gözleri;

Dudaklarının rengi hiç kalır mercan kızılı yanında;

Kar beyazsa eğer, boz renk olmalı onun göğüsleri;

Tel tel denirse saçlara, kara teller biter başında.

Nice güller gördüm ben, alacalı, allı beyazlı;

Ama onun yanaklarında eser yok bence bunlardan.

Bildiğim kokuların çoğu herhalde daha hoş olmalı,

Sevdiğime yaklaştığımda, yüzüme vuran soluğundan.

Bayılırım dinlemeye o konuşurken ama bilirim,

Çok daha güzel gelir aslında müziğin sesi kulağa.

Doğrusu tanrıçalar nasıl yürür, görmüş değilim;

Ama sevdiğim yürürken basabayağı basıyor toprağa.

         Yine de,  Tanrı hakkı için, çok güzel o, bana kalırsa,

         Olmayacak yakıştırmalarla donatılan kadınlara kıyasla.

 

Macbeth:

İnsan nasıl hem akıllı hem şaşkın,

Hem öfkeli hem durgun olabilir?

Nasıl hem candan bağlı, hem kayıtsız kalabilir?

Var mı böyle insan?

Taşkın sevgim daha hızlı davrandı

Beni durdurmak isteyen aklından.

Duncan uzanmış yatıyor şurda, önüme:

Gümüş teni altın kanıyla çizik çizik.

Hançer yaraları göğsünün orta yerinde,

Varlığını talan etmeye gelmiş

Yıkıcı gücün açtığı gedikler gibi.

Yanı başında katiller, ayakta,

Marifetlerinin rengine boyanmışlar,

Hançerleri sapına kadar kan içinde.

Kimde seven bir yürek olurda

Yüreğinde sevgisini gösterecek güç olur da

Tutabilir kendini, dayanabilir buna?

____________________________________________________________________________________

Nazım Hikmet Aşk Şiirleri

Şehir Akşam ve Sen

Koynumda çırılçıplaksınız

   şehir akşam ve sen

aydınlığınız yüzüme vuruyor

   bir de saçlarınızın kokusu.

Bu çarpan yürek kimin

sesleri soluklarımızın üstünde küt küt atan

                      senin mi şehrin mi akşamın mı

                      yoksa benimkisi mi?

Akşam nerde bitiyor nerde başlıyor şehir

şehir nerde bitiyor sen nerde başlıyorsun

                      ben nerde bitip nerde başlıyorum?

 

* * *

Sen benim sarhoşluğumsun

ne ayıldım

           ne ayılabildim

                         ne ayılmak isterim

başım ağır

           dizlerim parçalanmış

                         üstüm başım çamur içinde

yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim.